alopesi.com

 

saç dökülmesi sorunu
olanların dostu site


Ana Menü | Editörden | Hastalar İçin | Literatür | Haberler | Medyadan | İletişim

.

Saç dökülmelerinde "Trikogram" adı verilen teşhis yöntemi

Burada herkesin bildiği saç dökülmelerinin ne kadar önemli bir konu olduğunu anlatmayacağım. Ayrıca herkes biliyor ki bir sorunun veya hastalığın çözümü için teşhisin doğru konulması gerekir. Gerçekten saç dökülmesi sorununun da tedavi edilebilmesi için mutlaka doğru bir teşhis konulması gerekiyor.  Aslında en mühim ve zor olan konu budur.

O halde doğru teşhis için ne gibi çalışmalar yapmamız gerekiyor ?

Saç hastalıklarını araştırmak için birçok yöntem bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı oldukça zordur. Bu zor yöntemlerin en başında “biyopsi” yöntemi gelir. Saçlı deriden uygun bir alandan ufak bir biyopsi yapılır. Sonra bu materyel patoloji labaratuarına gönderilir. Orada  hazırlanır ve rapor edilir. Cild hekimi de bu raporu yorumlar.  Çok faydalı bir yöntemdir. Bazı durumlar için vazgeçilmezdir. Ancak hastaların bu yöntemi kabullenmeleri her zaman kolay olmamaktadır.  Oysa bizler bu araştırma ile saç köklerinin yaşam siklusu içindeki durumunu, kıl yoğunluğu ve gelişmişlik durumlarını, kıl köklerinin çap kalınlıklarını ve yine kıl kökleri çevresinde iltihap olaylarının var olup olmadığını anlayabiliriz. 

Buna karşılık bazı tanı yöntemleri ise  ne kanlı ne de acılıdır. Pull test adını verdiğimiz basit çekme testinden tutun da, kıl köklerinde mikroskop altında yapılacak basit ölçümler, polarize ışık muayeneleri ve fototrikogram yöntemi gibi.  Özellikler son iki tanesinde olduğu gibi bazı yöntemler için gelişmiş ve pahalı aygıtlara ihtiyaç vardır.  

Bunlar  yanında bizim de tercih ettiğimiz “trikogram" adı verilen araştırma yöntemi kansız ve acısız bir yöntem olmanın yanında tekrarlama fırsatı verdiğinden bir ilave avantaja da sahiptir. Bizler tedavi ettiğimiz hastalarda elde ettiğimiz sonuçları en doğru olarak bu yöntem sayesinde değerlendirmekteyiz.  
 


Esas olarak trikogram kıl sayımı demektir. Aynı hemogram gibi yani kan sayımı gibi. Bu yöntem  bir demet saçta sağlıklı ve hasta saç köklerinin yüzdelenmesi  esasına dayanır. Mikroskop altında saç köklerini  görmek için ucuna lastik sarılmış bir pensle yaklaşık 40 kadar saç ani bir hareketle çekilir.  Alışkın ellerde bu çekim çok kolay ve acısızdır. Sonra bu saçlar bir lam ve lamel arasına konup bir reçine ile tesbit edilir ve mikroskoba konur. Genellikle 10 büyütme yeterlidir.  Mikroskopta dikkat edeceğimiz iki şey vardır. Birincisi normal kıl kökleri olarak isimlendirdiğimiz “Anagen, katagen ve telogen”   kılların sayısal dağılımı ne durumdadır. Sağlıklı bir durumda anagenler  % 85 ve telogenler % 15 kadar olmalıdır. Katagenler  ihmal edilecek kadar az sayıdadır.  Ve tabii ki hasta saç modellerine rastlamamış olmamız gerekir. Demek ki hasta saç modelleri de var. Evet kıl kökleri çeşitli hastalık  durumlarında farklı yapısal değişiklikler gösterir. Biz bu hastalıklı kıl köklerini “distrofik kıllar”  olarak isimlendiriyoruz.  Bu distrofik köklere bazen saç dökülmesi sorunu olmayan kişilerde de raslıyoruz. Çok küçük oranlarda rastlanması önemli değil ancak, sayıları arttıkça ciddi anlamlar kazanmaktadır.  
 


 
Örnek olarak getirdiğim birinci resimde bir telogen saç dökülmesi hastasının klinik ve trikogram resimleri görülüyor. Bu durum telogen sayısında en az % 25 lik bir artış ile meydana gelir. İkinci resimler alopesi areatadaki distrofik saç kökleri temsil ediyor. Üçüncü resimler ise anagen alopesinin en tipik örneklerinden olan “Kemoterapi alopesisi” ne aittir. Alt kısımdaki kıl kökleri en önemli bulgusu olan "kalem ucu şeklinde saç distrofisi" örnekleridir.


Saç köklerinin mikroskopta bu şekilde değerlendirilmesi yani trikogram yapılması neden çok önemli derseniz, onu da kısaca şöyle açıklayabilirim. Saç dökülmeleri eskiden geleneksel bilgilere  ve tahmini sebeplere göre  isimlendirilirdi. Örneğin Hipokrat tipi saç dökülmesi, sinirsel saç dökülmesi, doğum sonrası saç dökülmesi, ilaçlara bağlı saç dökülmesi ya da olağan kellik gibi. Şimdilerde ise saç dökülmeleri özellikle yaygın saç dökülmeleri trikogramda belirlenen hakim kök modelleri dikkate alınarak "telogen saç dökülmeleri" ya da "anagen saç dökülmeleri" olarak   guruplandırılmaktadır. 

Saç dökülmelerine ancak bu bilgiler sayesinde daha sağlıklı bir yaklaşım mümkün olmaktadır. Ayrıca tedavi seçenekleri ve tedavinin değerlendirilmesi de yapılacak kontol trikogramları  ile değer kazanacaktır.  Bunun yanında her türlü araştırma ve ilaç çalışmaları da bu tür yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Nitekim, biz de psoriasis hastalarında alopesi varlığını araştırdığımız çalışma ile kanser tedavisinde kullanılan ilaçların kıl köklerini nasıl etkilediğine dair yaptığımız tez çalışmasında yöntem olarak trikogramı kullanmıştık.